1877 Osmanlı - Rus muharebesinden sonra şehrin sokaklarında kimsesiz kalan erkek ve kız çocuklarını sefaletten kurtarmak amacıyla, zamanın Edirne valisi Rauf Bey tarafından horozlu bayırında Hoca İvaz Medresesinde 180 erkek, 125 kız çocuğuyla " islahane " adı altında kurulmuştur.O yıllarda öğrencilere siyah cepken, siyah şalvar, kırmızı fes, kırmızı kuşak ve aynı renkte ayakkabı giydirmişlerdir.
1882 yılında zamanın Valisi Kadri Paşa, Hoca İvaz medresesi ile civarındaki evleri kullanarak yani ahşap ahşap bir okul binası yaptırmıştır ve okula MELESİ - EYTAM adı verilmiştir. Vali Abdurrahman Paşa zamanında ahşap olan bina yıktırılarak şimdiki ana bina 2 katlı olarak inşa ettirilmiştir.
1895 yılında Sanayii Hamidiye mektebi olarak açılmıştır. Bu okulda o zamanın geçerli mesleklerinden kunduracılık, marangozluk, mücellitlik, seccadecilik, halıcılık, terzilik sanat dalları açılmıştır. Daha sonra musiki sınıfı da ilave edilerek öğrenciler bu dallarda yetiştirilmiştir.
1908 yılında makine ile fanile ve çorap örmeye başlanmıştır. Bu devrede okul müdürü Ressam Hasan Rıza Bey'di. Kendisi Edirne'nin Bulgar işgalinde Karaağaçta' ki evinde şehit edilmiştir. Vali Hacı Adil Bey zamanında okulun yanında bulunan Hacı İvaz Cami'i ve Tap Baba tekkesi yıkılarak okulun bahçesi ve atelyeler genişletilmiştir. Okula küçük bir jeneratör kurulmuş, onunla çalıştırılmıştır. 1. Cihan Harbi sırasında Vali Zekeriye Bey tarafından getirilen bazı tezgahlar okulun galişmesini sağlamıştır.
1925 yılında Müdür Remzi Bey tarafından okula marangozculuk demircilik, tesviyecilik, tenekecilik şubeleri açılmış, meslek derslerinin yanı sıra Türkçe, Tarih, Coğrafya, Matematik ve Resim dersleri okutulmaya başlatılmıştır. O tarihte okulun giderleri özel idare tarafından karşılanmaktadır. Bu tarihta okulun adı Mıntıka Sanat Okulu olmuştur. 1934 yılında şimdiki idare binasının 3. Katı da yapılarak okulun imkanları genişletilmiş oldu.
1930 yılı okulun kuruluşunun 53. Yılıdır. Okul müdürü ardından istifa ile ayrılan Hakkı Ali (istipli) ününde son derece yetenekli bir subaydır. Harbiyeyi bitirmiş ve bu nedenle Almaya'ya gönderilerek o zamanki Kayzer Wilahalm ordusunda bir sene müddetle üstteğmen olarak görev almıştır. Türkiye'de Edirne'den sonra vatanın her yerine "atıcılık" sporunun yayılmasına ön ayak olmuş atıcılıkta gençlerin yetişmesi için elinden geleni yapmıştır. Göreve geldikten kısa bir süre sonra okulu askeri bir disiplinle yönetniştir. Posta ve poste başları, takım ve takım komutanları kurmuş, son sınıfa okul yönetiminde bazı görevler vermiş, okul avlusuna açılan hendekler içinde askeriyeden temin edilen hakiki silahlarla ateş talimini yaptırmıştır. Bayramlarda resmi geçite katılan öğrenciler disiplinli yürüyüşleri ve derli toplu oluşlarıyla halktan alkış toplamışlardır. İzinlerinde bir mimar gibi çalışan Hakkı Ali Bey Erzurum, Samsun, Antalya, Bursa ve İstanbul'un mimarından önemli hizmetler vermiştir.
24 Aralık 1930 tarihinde Atatürk okulu şereflendirir.
Okul nizamiye kapısında bir öğrenci selam kıtasının oluşu bir grup öğrencinin Cumhurbaşkanı forsunu Bayrak direğine çekmesi Atatürk'ü ve refakatındakileri son derece memnun etti. Öğleden sonra Atelye dersleri olduğu için atelyeyi ziyaret eden Atatürk bu binanın girişinde bulunan Freze tezgahı başına maiyeti ile geldiler. Bu satırları kaleme alan o zamanın son sınıf öğrencisi 14 Rahmi olarak bilinen öğrenci tesadüfen bu tezgahta çalışıyordu. Atatürk ile konuşmak onun sorularına cevap vermek şeref ve mutluluğuna nail oldu. Bilhare bütün Atelyeleri dolaşan Atatürk, demirhanede örs başında kan ter içerisinde demir döğmekte olan son sınıf öğrencilerinden 6 Nuri karşısında bir müddet bekliyorlar ve kendisine "Öğretmen okuluna veya Liseye gidip tertemiz giyinmiş, boyun bağlı bir memur olmak varken, niçin bu okula gelerek böyle ateş - kömür karşısında ter içinde uğraşıp duruyorsun?" diye soruyorlar. Nuri hemen elindeki çekici gösterip ve havaya kaldırarak şu cevabı veriyor, " Paşam, Atam siz bu vatanı kılıçla, topla, tüfekle kurtardınız, bizler de onu sanatımızla yükselteceğiz. Ayrıca bizim elimiz karadır anlımız paktır. Bu cevaptan çok duygulanan Atatürk etrafındakilere dönerek " Duydunuz mu? Memleket böyle yetiştirilecek gençlerle yükselecektir." diyor.
Atatürk' ün burada "Teknik okullar kapatılamayacak, çağdaşlaştırılacak" demesine rağmen okul kapatılmaya yüz tutmuştur. Özel idare bütçesinden gelen para kesilince okul kapatılma tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Hakkı Ali Bey okulun kapatılmaması için 7 Adil, 3 Kenan'ı bir mektupla beraber Yalova kaplıcalarında istirahatte bulunan Rusuhi Bey onlara, bir gün Yalova'da kalmalarını, ertesi gün gelmelerini söylemiş. Atatürk, Rusuhi Bey'den olan biteni öğrenmiştir. Ertesi gün cevabı mektupla gerekli yerlere gerekli emirleri vermiştir. Okul kapatılmayacak deyince camia bu habere çok sevinmiştir. Bu gün teknik öğretimde yüzlerce okul açan bu gelişmeye, Belçikadaki Teknik eğitimini bitirdikten sonra Edirne Sanat Okuluna ateşli bir genç olarak 25 yaşında öğretmenlikle başlayan ve ilerleyen seneler sonunda okul müdürü, Teknik Öğretim Genel Müdürü ve sonra Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarlığına kadar yükselen kıymetli hocamız Ferit Saner Bey'in hizmetini hiçbir zaman unutamayız.
Okulumuz 1940 yılında Milli Eğitim Bakanlığına Bağlanarak, giderleri genel bütceden karşılanmaya başlanmıştır. 1943 yılında okulun adı Erkek Sanat Okulu olmuştur. Okulumuz 2. dünya savaşında Sivas'a nakledilmiş. 01.08.1942 tarihinde tekrar Sivastan Edirneye taşınmıştır. 1967 yılında öğrenim binası tekrar tamirat görerek bugünkü şeklini almıştır. 1968 yılında bugünkü Motor atelyesi, Elektrik atelyesi, yemekhane tamamıyla faaliyete geçmiştir. 1969 - 1970 öğretim yılında Teknik Lise açılarak faaliyete geçmiştir. Daha sonraki tarihlerde döküm atelyesi, Tesviye, Yapı atelyelerinin bugünkü binaları yapılmıştır. 1983 - 1984 öğretim yılında Yapı Ressamlığı, 1992 - 1993 öğretim yılında da Tesisat Teknolojisi bölümü 2003-2004 öğretim yılında da Bilgisayar Bölümü açılmıştır.
Okulumuzda halen Endüstri Meslek Lisesi olarak: Ahşap Teknolojisi Alanı, Bilişim Teknolojileri Alanı, Elektrik-Elektronik Teknolojisi Alanı, İnşaat Teknolojisi Alanı, Makine Teknolojisi Alanı, Metal Teknolojisi Alanı, Motorlu Araçlar Teknolojisi Alanı, Tesisat Teknolojisi ve İklimlendirme Alanı olmak üzere toplam 8 bölüm bulunmakta ve faaliyetlerine devam etmektedir. Ayrıca Teknik Lisemiz Makine ve Elektrik Bölümleri de mevcut olup aynı bina ve atelyelerde faaliyetini sürdürmektedir.
1980 yılına kadar yatılı ve gündüzlü karma eğitim veren okulumuz şimdi gündüzlü öğrencilere eğitim ve öğretimine devam etmektedir.